onun için şizofren olmaya değerdi

Nisan 11, 2008 at 12:13 pm (Kategorilenmemiş) (, )

Onun için şizofren olmaya değerdi…

Bir avuç kıymetli elmas gibi , yaşananları unutmamak için her gece kendi kendime yas tuttum, bir taraftan yaşamaya çalışırken …hayallerimde zikrederken, uykuya dalmama engel olan içimdeki acıyı serinletmeye çalıştım. O her gece gelirdi. Hayalleri yetmiyordu ama, onun için şizofren olmaya değerdi.

Bazen öyle olurdu ki beynime hükmeden duygularımın verdiği emirler tüm bedenimi acıtırdı.
İçimdeki acıyı atmak için en çok geceleri, yanıma yüzünü alıp sokağa çıkardım.
O gece dışarı çıkıp limon bahçesine doğru koştum. Halbuki bu koca şehirde tek bir limon bahçesi yoktu. Artık içimdeki yarayı tamir etmem gerekiyordu, ama hep unutulamayan hayaller baş rol oynadı. Yinede …. onun için şizofren olmaya değerdi. Yaşadıklarımdan tanrının haberi olmadığına artık emindim. Eğer görseydi, içimden bir kelebek havalanacaktı. Ama hiç olmadı .

Güneşten milyarlarca ışık yılı uzakta geçirdim karanlık günlerimi. En cansız ışığı da olsa gökyüzünde bakınca gördüğüm belli belirsiz, bir umut yıldızına dönüşmesi için çok uğraştım, ama o da olmadı.
Kışın yuvasını terk edemeyen kanadı donmuş bir kuş yavrusunun umutsuzca yazın gelmesini beklediği gibi bekledim, ama o yaz da hiç gelmedi. Kendini avcı zanneden birinin gelip öldüreceği serseri bir yaşantının merkezinde dolandım durdum … keşfedilmeyi bekleyen bir kağıt olmuştum , üzerime dolma kalemin kan kusmasıyla uçabilirdim… kim bilir… tabiatın hiç beklemediği anda , toprağa yeniden hayat veren, yaşama aşina olan tat ve tuzdu birazda şekerden ibaretti.. ama bana şifa veremedi..

Hiç bitmeyeceğini sandığım gerçekler meğersem anlık rüyalardan ibaretmiş .. ve ben uyandım.. keşke kör olsaydım ve gerçeğim karanlıkta bir rüya olsaydı.

Bir gün arabama atlayıp şu küçük görünen yüreğin beni götüreceği yere gitmek istedim ama onu da ben yapamadım.

Şimdi o kaçışlara hayıflanmanın bir anlamı olmasa da ….. onun için şizofren olmaya değerdi

Yorum Yapın